Tiroit hastalıkları tanısında kullanılan testler

Tiroit testleri hangi amaçla kullanılır?
Kaç çeşit tiroit testi mevcuttur?
Tiroit fonksiyonlarını ölçen testler nelerdir? Bu testler ile tiroit fonksiyonları nasıl değerlendirilir?
Kaç çeşit tiroit hormon ölçümü mevcuttur?
Tiroidi uyaran (stimüle) eden hormon (TSH) ölçümünün teşhisteki değeri nedir?
TRH testi nedir? Ne zaman kullanılır?
I-131 uptake testi nedir? Nasıl uygulanır? Ne zaman kullanılır?
Perklorat kovma testi nedir? Hangi durumlarda uygulanır?
Antitiroit antikorlar (anti tg, anti TPO) nedir?
Tiroidin görüntülenmesinde kullanılan yöntemler nelerdir?
Tiroit sintigrafisi nedir? Nasıl yapılır? Hangi amaçlarda kullanılır?
Tiroit sintigrafisi ile tiroit kanseri tanısı konabilir mi?
Tiroit sintigrafisi hangi durumlarda gereksizdir?
Tiroit sintigrafisi kimlere uygulanmaz?
Tiroit ultrasonografisi nedir? Hangi amaçla uygulanır?
Tiroit ultrasonografisi ile tiroit kanseri tanısı konabilir mi?
İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) nedir? Hangi amaçla kullanılır? Nasıl yapılır?
İİAB''si kimlere uygulanamaz?
Tiroit testleri hangi amaçla kullanılır?

Tiroit testleri, tiroit hastalıklarının tanısında kullanılır. Bu testler ile tiroidin fonksiyon ve yapısal bozuklukları kolaylıkla ortaya çıkarılır.

Geri Dön

Kaç çeşit tiroit testi mevcuttur?

İki çeşit tiroit testi mevcuttur.
· Tiroit fonksiyonlarını ölçen testler
· Tiroit yapısal bozukluklarını gösteren testler.

Geri Dön

Tiroit fonksiyonlarını ölçen testler nelerdir? Bu testler ile tiroit fonksiyonları nasıl değerlendirilir?

Tiroit fonksiyonlarını ölçen testler:
· Kandaki tiroit hormonlarının (T-3 ve T-4) ölçümü.
· TSH ölçümü
· TRH testi
· I-131 uptake testi (radyoiyot uptake testi)
· Antitiroit antikorları ölçümü ( anti tg, anti TPO, TRab)
Bu testler kullanılarak tiroidin normalden fazla (hipertiroidi), az (hipotiroidi) veya normal (ötiroit) çalışıp çalışmadığı ortaya çıkarılabilir.

Geri Dön

Kaç çeşit tiroit hormon ölçümü mevcuttur?

İki türlü tiroit hormonu ölçümü mevcuttur.
· Total (TT-3 ve TT4)
· Serbest (free) (FT3 ve FT-4)
Total T-4 ve T-3 hormonları ölçümünde, serbest ve taşıyıcı proteine bağlı hormonlar birlikte ölçülür. Bazı durumlarda, örneğin doğum kontrol hapı kullanan veya östrojen içeren ilaç alan kadınlarda tiroit hormonlarını bağlayan taşıyıcı proteinlerde artış olur. Bu durumda, tiroit hastalığı olmadan total tiroit hormonlarında artış görülür. Gerçek hastalığı ortaya çıkarmak için serbest T-3 ve T-4 hormonlarının ölçülmesi gerekir.
Bu hormonların ölçümü için açlık gerekmez.

Geri Dön

Tiroidi uyaran (stimüle) eden hormon (TSH) ölçümünün teşhisteki değeri nedir?

TSH beynin alt kısmında bulunan hipofiz glandında salgılanan bir hormondur. TSH vücudun ihtiyacı durumunda salgılanır ve tiroidi uyararak tiroit hormonlarının yapımını sağlar. TSH ölçümü aşağıdaki durumlarda bize bilgi verir.
· Hipotiroidi'nin tanısında. Bu durumda kandaki TSH düzeyi yükselir
· Hipotiroidi tedavisinin takibinde. Hipotiroidi tedavisinin yeterli olup olmadığı TSH ölçümleri ile anlaşılır. Tedavinin yeterli olduğu durumlarda TSH düzeyi normal sınırlara iner.
· Subklinik hipertiroidi tanısında. TSH düzeyi normal değerinden düşüktür.

Geri Dön

TRH testi nedir? Ne zaman kullanılır?

TRH (Thyroid Releasing Hormon) beyindeki hipotalamus bölgesinde salgılanır. TSH salgısını kontrol eden bir hormondur. Normal şahıslarda TRH enjeksiyonundan sonra hipofizden normal miktarda TSH salgılanır. Hipertiroidide TSH baskı altında (normal değerin altında) olduğundan TRH enjeksiyonundan sonra kandaki TSH düzeylerinde değişiklik olmaz yani TSH baskısı devam eder. Test açlık durumunda uygulanır. Önce TSH ölçümü için kan alınır. Daha sonra TRH ampulü damardan enjekte edilir. Enjeksiyondan 20 ve 60 dakika sonra tekrar kan alınarak TSH ölçülür.
TRH testi aşağıdaki durumlarda kullanılır.
· Genelde erken veya gelişmekte olan ve henüz tam olarak tanısı konamayan hipertiroidi hastalığının ayırıcı tanısında
· Tiroit kanserlerinde supresyon tedavisinin yeterli olup olmadığının araştırılmasında
· Hipofiz yetersizliğinin teyidinde
· Hafif hipotiroidinin tanısında

Geri Dön

I-131 uptake testi nedir? Nasıl uygulanır? Ne zaman kullanılır?

I-131 bir radyoaktif maddedir. Bu madde radyoiyot olarak da bilinir. Tiroit hastalıklarının tanısında ve tedavisinde kullanılır. Tiroit hastalıklarının tanısı için I-131 uptake testi uygulanır. Bu test, tiroit glandının iyot tutma yeteneğini gösterir. Test, hasta aç durumda iken uygulanır. Bunun için çok küçük dozlarda I-131 su içinde içirilir. 2 ve 24 saat sonra verilen miktarın yüzde kaçının tiroit glandına gittiği, dışarıdan boyun bölgesine yerleştirilen uptake cihazı ile ölçülerek belirlenir.Normal değerler 2. Saatte 5-10, 24. saatte ise 10-30 arasında değişir.
Hipertiroidide ve iyot açlığında bu miktarlarda artış olur.
Hipotiroidi, fazla miktarda iyot kullananlarda (öksürük şurubu, iyotlu tuz, tentürdiyot ve kontrast madde) ve tiroiditlerde ise bu miktarlarda azalma görülür.
I-131 uptake testi:
· Radyoiyot tedavisinde (halk tarafından atom tedavisi olarak bilinir)
· Hipertiroidi
· Tiroit kanseri
· Hipertiroidi ve tiroiditlerin ayırıcı tanısında kullanılır.


9/27/2003 12:29:39 AM tarihinde yazı düzenlendi.

Geri Dön

Perklorat kovma testi nedir? Hangi durumlarda uygulanır?

Normalde hastaya I-131 verildiği zaman tiroit hücrelerinde (follikül hücreleri) tutularak tiroglobulinin tyrosyl moleküllerine bağlanır. Serbest I-131 follikül hücrelerinde bulunmaz. I-131''''in serbest halde bulunması bazı klinik bozukluklarda ortaya çıkar. Bunlar:
· Hashimoto tiroididi
· Kalıtımsal peroksidaz enzim bozukluğu (Pendred sendromu)
Perklorat iyonları I-131 ile yarışarak follikül hücrelerinde tutulur. Şayet perklorat farmakolojik dozlarda verilirse I-131''in follikül hücrelerinde tutulmasını önler. Böylece tiroit glandında serbest halde bulunan iyot dolaşıma geçerek tiroitten ayrılır. Bu yüzden bu teste perklorat kovma testi denmiştir.
Bu test de hasta aç iken uygulanır. Bunun için önce hastaya çok küçük dozda su içerisinde I-131 verilir ve 2-3 saat sonra tiroitte tutulan yüzde miktarı boyuna yerleştirilen uptake cihazı ile ölçülür. Daha sonra hastaya 400mg potasyum perklorat verilerek ölçüm 2-3 saat sonra tekrarlanır. I-131 uptake''inde yüzde 15''lik bir düşüş anormal olarak kabul edilir.

Geri Dön

Antitiroit antikorlar (anti tg, anti TPO) nedir?

Bilinmeyen nedenlerle, vücut kendi dokusuna, mikroplara karşı olduğu gibi savunma maddeleri, yani antikorlar üretmeye başlar. Haşimoto (Hashimoto) tiroiditinde de tiroit dokusuna karşı antikor üretir. Bu antikorlar müzmin enflamasyona neden olarak tiroidin fonksiyonlarını önler. Tiroide karşı gelişen bu antikorların ölçümü tam olarak bir fonksiyon testi olmamasına rağmen yüksek dozdaki antikorların tiroidin fonksiyonları azaltacağının bir göstergesi olarak kabul edilir.

Geri Dön

Tiroidin görüntülenmesinde kullanılan yöntemler nelerdir?

Tiroidin görüntülenmesinde kullanılan yöntemler çok değişiktir. Bunlar:
· Tiroit sintigrafisi:
Tc-99m perteknetat
I-131
· Tüm vücut sintigrafileri:
I-131
Tc-99m MIBI veya Tc-99m tetrofosmin
Tc-99m (V) DMSA
Tl-201
· Tiroit ultrasonografisi
· Bilgisayarlı tomografi
· Magnetik rezonans
Bunlar içinde en sık olarak kullanılan Tc-99m perteknetat ile yapılan tiroit sintigrafisi ve tiroit ultrasonografisidir. Diğer sintigrafilerden ve tetkiklerden Tiroit tümörleri bölümünde bahsedilecektir.

Geri Dön

Tiroit sintigrafisi nedir? Nasıl yapılır? Hangi amaçlarda kullanılır?

Tiroit sintigrafisi, tiroidin büyüklüğünü, şeklini ve bölgesel fonksiyonlarını gösteren tiroit glandının bir imajıdır. Sintigrafi, hastaya tiroit dokusunda birikim gösteren bazı radyoaktif maddelerin verilmesinden sonra uygulanır. Bunun için hastanın aç olmasına gerek yoktur. En sık uygulanan Tc-99m perteknetat sintigrafisidir. Bu sintigrafi, hastaya 2-5mCi Tc-99m perteknetat damar yolundan verildikten en az 20 dakika sonra uygulanır. Sintigrafik çekim için gamma kamera kullanılır.
Radyoaktif maddenin tiroit içerisindeki tutulum ve dağılımına göre tiroit sintigrafisi değerlendirilir. Tiroitteki Tc-99m perteknetat tutulumu normal iyot alımında (iyotlu tuz, öksürük şurubu, kontrast madde) azalır. Bu gibi durumlarda sintigrafi 2-3 ay sonra tekrar edilir. Bazı durumlarda ise radyoaktif madde tutulumu artar. Bu durum sıklıkla Basedow-Graves hastalığında ve iyot açlığı (iyodu az olan su ve gıdalarla beslenenlerde) olanlarda görülür. Sintigrafide nodüllerin aktivite tutulumu oldukça önemlidir. Nodüllerdeki aktivite tutulumu nodülün etrafındaki dokuya göre değerlendirilir:
· Normoaktif nodül (etraf doku ile eş değerde tutulum)
· Hipoaktif (soğuk) nodül (etraf dokudan daha az tutulum)
· Nonfonksiyonel (soğuk ) nodül (nodülde hiç tutulum yok)
· Hiperaktif (sıcak ) nodül (etraf dokudan daha fazla tutulum var)

Tiroit sintigrafisi aşağıda belirtilen amaçlar için kullanılır:
· Guatrın değerlendirilmesi
· Tiroit nodüllerinin değerlendirilmesi
· Hipertiroidinin değerlendirilmesi
· Tiroit glandının yerinin saptanması
· Boyun kitlelerinin değerlendirilmesi
· Göğsün üst kısmındaki kitlelerin değerlendirilmesi
· Tiroiditlerin değerlendirilmesi
· Tiroit operasyonlarından sonra geri kalan dokunun değerlendirilmesi
· Operasyondan sonra fonksiyon gösteren metastazların araştırılması



Normal tiroit sintigrafisi

Sol lobda büyük hipoaktif (soğuk) nodül

Sol lobda hiperaktif (sıcak) nodül

9/27/2003 12:38:31 AM tarihinde yazı düzenlendi.

Geri Dön

Tiroit sintigrafisi ile tiroit kanseri tanısı konabilir mi?

Sadece tiroit sintigrafisine bakarak tiroit kanseri tanısı koymak mümkün değildir. Tiroit kanserleri tiroit sintigrafisinde hipoaktif (soğuk) nodül olarak görülür. Ancak bu nodüllerin çoğunu selim tabiatta olan nodüller teşkil eder.

Geri Dön

Tiroit sintigrafisi hangi durumlarda gereksizdir?

· Tiroit glandının büyümediği
· Ele nodül gelmeyen durumlarda ve
· Tiroit fonksiyonlarını ortaya çıkarmak için tiroit sintigrafisine
gerek yoktur.

Geri Dön

Tiroit sintigrafisi kimlere uygulanmaz?

Tiroit sintigrafisi sadece hamilelere uygulanmaz.

Geri Dön

Tiroit ultrasonografisi nedir? Hangi amaçla uygulanır?

Ultrasonografi organların anatomik yapısının araştırılmasında kullanılan bir alettir. Tiroit ultrasonografisi için geliştirilmiş özel problar mevcuttur. Hastaya herhangi bir zararı yoktur.Açlık veya tokluk durumunda uygulanabilir. Tiroit hastalıklarının tanısında çok önemli yeri olan ultrasonografinin deneyimli doktorlar tarafından uygulanması gerekir. Bugün bazı hekimlerin muayenehansinde tiroit hastalıklarının tanısında ilk basamak tanı testi olarak kullanılmakta ve birçok tiroit hastalığnın tanısı kısa zamanda yapılabilmektedir.
Tiroit ultrasonografisi aşağıdaki amaçlara yönelik olarak kullanılır.
· Boyun kitlelerinin değerlendirilmesi
· Tiroit nodüllerinin değerlendirilmesi
· Kistik nodüllerin diğer nodüllerden ayrılması.
· Tiroit boyutlarının ölçülmesi. Böylece hastada guatr olup olmadığı kolaylıkla saptanabilir.
· Guatr ve tiroit nodüllerinin (ilaç veya radyoiyot) tedavisi sırasında tiroit ve nodül boyutlarının küçülüp küçülmediği kolaylıkla tespit edilebilir.
· Cerrahi den sonra nüks nodüllerinin araştırılmasında
· Normal tiroit yapısının tiroidit ve hipertiroidi yapısından ayırılmasında.

Geri Dön

Tiroit ultrasonografisi ile tiroit kanseri tanısı konabilir mi?

Sadece tiroit ultasonografisi ile kanser tanısı konması mümkün değildir. Ancak bazı ultrasonografik bulgular kanser şüphesi uyandırabilir. Bunun için ''Tiroit tümörleri'' bölümüne bakabilirsiniz.

Geri Dön

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi (İİAB) nedir? Hangi amaçla kullanılır? Nasıl yapılır?

İİAB, tiroit nodüllerinin ayırıcı tanısında çok sık kullanılan bir yöntemdir. Tiroit nodüllerinin yaklaşık yüzde 5''i habis, yüzde 95''i ise selimdir. Başka bir deyimle tiroit nodülü olan her hasta operasyona gönderildiği takdirde bu nodüllerin yüzde 95 selim olarak gelecek ve hasta boşuna operasyon riski altına girecektir. İİAB yöntemi ile selim nodüller habis nodüllerden yüzde 75 duyarlılıkla ayrılabilir. Geri kalan yüzde 25 vakada ise tanı koymada güçlük çekilmekte veya yetersiz hücre alınmaktadır. Böylece İİAB''''si:
.Operasyona gönderilen hasta sayısını yüzde 40 azaltır
.Operasyon yönteminin nasıl uygulanacağını önceden belirler.
Örneğin, İİAB''''de habis hücre görülmesi tiroit glandının tamamen çıkartılmasını (total tiroidektomi), selim hücre görülmesi ise sadece nodülün çıkartılmasını (subtotal tiroidektomi) gerektirir.
İİAB yapılamayan hastalarda veya İİAB yanlış sonuç alınan hastalarda operasyondan sonra kanser tanısı konmuşsa, bu hastalarda çok defa ikinci bir operasyonla geri kalan tiroit dokusunun çıkarılması gerekir.
İİAB her nodülde uygulanmaz. Hangi Nodüllerde uygulanması gerektiği ''Tiroit tümörleri''bölümünde anlatılmıştır.
İİAB, tecrübeli ellerde muayenehane şartlarında bile çok kolaylıkla yapılan ve hemen hemen hiçbir riski olmayan bir yöntemdir. Bu yöntemde, herhangibir hazırlığa veya açlığa gerek yoktur. Koldan kan alınırken nasıl ki lokal anesteziye gerek yoktur burda da işlem çok kısa (birkaç saniye) süreceğinden lokal anestezi yapılmaz. Hasta sırt üstü ve boynu gerilmiş vaziyette yatarken doktor biyopsi yapacağı nodülü sol elinin parmakları ile tespit eder. Daha sonra enjektörün iğnesini nodül içerisine batırır ve enjeksiyon pistonu ile uyguladığı negatif basınç ile nodül içinden bir miktar hücre veya sıvıyı enjektör içerisine çeker. Bu işlem birkaç saniye sürer.Ancak hastadan kist sıvısı boşaltılacaksa 5-10 saniye sürebilir. İşlem sırasında hasta normal nefes alıp verir, ancak konuşmamalı ve yutkunmamalıdır. Bu sırada hasta çok az bir acı hissedebilir. Enjektör içine çekilen bu materyal küçük bir cam üzerine yayıldıktan sonra kurutulur ve incelenmesi için bu hususta eğitim görmüş tecrübeli bir patoloğa gönderilir.
Birden fazla nodül mevcutsa veya yeterli materyal alınmadığı durumlarda işlem birden fazla uygulanabilir.
Nodül küçükse ve derinde olup ele gelmiyorsa biyopsi ultrasonografi yardımı ile yapılır.
Biyopsi kelimesi kötü bir çağrışım yaptığından bazı hastalar gereksiz yere bu yöntemden korkmaktadır. Halbuki duyulan acı çok defa kalçaya yapılan bir enjeksiyondan veya bir çimdikten çok daha azdır.
İİAB''nin yorumu ve tiroit tümörlerindeki değerini öğrenmek için ''Tiroit tümörleri'' bölümüne bakabilirsiniz.


Geri Dön

İİAB''si kimlere uygulanamaz?

Bu yöntem kanama bozukluğu olan hastalarda, coumadin veya aspirin gibi kan sulandırıcı alanlarda uygulanmaz. Bu nedenle kanamaya meyilli hastalar daha önceden bunu doktoruna bildirmeleri gerekir.

Geri Dön

.